Henüz bu kadar popüler olmadan önce gitmiştim Kars’a trenle. Kuşetli ve yataklı vagonlarda benim gibi seyahat eden insan sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu bile. Şimdi ise ek vagonlar eklenmiş seferlere ve onlar bile talebi karşılamıyormuş. Takip ettiğim kadarıyla da yolculuk bir ritüele dönüştürülmüş. Her kompartıman süslenip püslenip ev samimiyetinde bir yer haline getirilmeye çalışılmış. Kimileri aydınlatmış odasını kimileri yastıklar battaniyeler taşımız, kimileri de fotoğraflarını asmış camlara.

Ne hoş insanların bir yolculuğu bu kadar sahiplenip kendilerinden bir şeyler katma çabaları. Ancak işin kendi doğasına kendimizi kaptırsak daha mı çok tatmin oluruz diye de düşündürüyor bu görüntüler beni. Kendi yolculuk deneyimimi hatırlıyorum da; biraz yiyecek, müzik, kitap ve henüz orada yollarımız kesişmiş insanların sohbetleri ile geçmişti tüm yolculuk sessiz, sakin ve eğlenceli.

Kars’a indiğimizde trende tanıştığımız ekiple ayrılmadık. Güzel ve samimi bir pansiyon bulup yerleştik. Oysa şimdi kalmak için yer bulmak bile oldukça zor bir işmiş. Biz daha ilk çaldığımız kapıdan içeriye girebilmiştik. Kaz etinin yanında şarap tadıp Kars kaşarı yemiştik ve bu lezzet hala daha damağımda desem abartmış olmam.

Kars’ın en güzel anlarından birine denk gelmiş olmanın heyecanını yaşamıştım tüm gezi boyunca. Evet her taraf alabildiğine karla kaplıydı. Ayaklarımın algında gıcırdayan kar ve havanın soğuk ama tertemiz kokusu… sırf bu kadarını bile hissetmek için gidilebilir Kars’a.

Ani Harabeleri mutlaka uğranması gereken bir duraktı bizim için. Tabii ki bu karardan pişman olmayacaktık. Şimdiki turlar iki saatliğine götürüyormuş oraya. Ama inanın o büyülü manzara ve tarihi hissetmek için bu çok kısa bir süre. Hele bir de bugün çoğu fotoğraf sanatçısının yaptığı gibi profesyonel çekim yapmak için gittiyseniz Ani’ye iki saatte gezmeniz mümkün değil bence.

Bir diğer rota elbette ki bildiğiniz gibi Çıldır Gölü. Kış mevsiminde buz tutan bu göl doğal ve dev bir buz pateni pisti oluşturuyor. Kars’tan belediyenin ücretsiz servisleriyle de gidilebiliyor gölün Kars’a yakın bir yerine. Ancak benim tavsiyem kendi imkanlarınızla ya da Özel İdare araçlarıyla Çıldır ilçesine yakın olan işletmelere gitmeniz. Orada hem orijinal atlı kızaklara binebilir, hem de buzu kırarak balık avlayabilirsiniz. Göle özgü sarı balığın en lezzetli halini de orada yiyeceğinizin garantisini veririm.

Artık fazlaca turistik hale geldiği için işin tadına varmak yerine gidip görmüş olmak için yapılan aktiviteler haline getirmeyelim istiyorum güzelim rotayı. Karın, soğuğun, sobanın üzerinde demlenen çayın kokusunun, dumanı üzerinde tüten kesme aşı çorbasının lezzetine vararak geçireceğiniz güzel bir deneyim diliyorum.