Bir hayalin içinde olmak aslında yaşadığımız hayatın en yaşanılır hallerini düşlemektir benim için. Başka hayatlara dair şeyler hayalim olmadı hiç. Mesela parasal zenginlikle, lüks zevklerle dolu bir ömür değildi hayalim. Ama parasız bile olsam zevkli ve renkli biri olmalıydım. Ben kendi hayatımı yaşanılır kılmak istedim hayallerimde.

Bence hayallerimiz ancak hayal gücümüz kadar geniş olabilir. Hayal gücümüzün sınırlarını ise yaşayıp gördüklerimiz, okuyup anladıklarımız belirler. Ben kendi isteklerimin, yapıp ettiklerimin ne kadar farkındaysam kurduğum hayaller de o kadar bana ait olur.

Ben hayatımı önüme hedefler koyarak değil hayaller koyarak yaşadım. Bugün hayatımda olan tüm güzellikler hayallerimin ürünü. Sanat Evim Cafe de, Rotasız Cafe de, dostlarım yol arkadaşlarım da, hatta bizim Yoldaş Rota bile önce hayallerimde girdi hayatıma. Nelere gücümün yetebileceğini, ne kadarını başarabileceğimi bildim hep. Önce kendi inadıma güvendim sonra benim gibi hayallere sahip dostlarımın varlığına.

Bazen bir nehrin kenarında durup balık olmalı hayal ederim. Nehrin beni nerelere götüreceğini, hangi maceralara sürükleyeceğini düşlerim. Bazen bir dağ yamacında oturup kuş olduğumu hayal ederim. Zirveye kadar uçup kendimi koca dağın yamacından aşağıya bırakırım. Rüzgarla girdiğim kavganın beni hangi diyarlara savuracağını düşlerim. Bazen de kendimin Yoldaş Rota olduğunu hayal ederim. Beni ve tüm bu dünyayı keşfetme macerama onun gözünden bakmaya çalışırım.

Benim hayallerimi yollarım, yoldaşlarım süslüyor. Çünkü benim hayatıma dair olan onlar. Onlarla daha güzel ve daha yaşanılabilir bir dünya hayali kuruyoruz. Önce kendi hayatımı ve meraklarımı düşleyip onları gerçek yapmakla başlıyorum işe sonra yanıma balığımı, kuşumu, dağımı, nehrimi, kedimi, insanımı…yani dünyamı alıp koyuluyorum yollara. Her yol yeni bir hayal kurduruyor bana ve hayalleri gerçek yaptığımda yenileri sarıyor heyecanla benliğimi ve böylece adım adım gerçek olmuş hayallerimle inşa ediliyor dünyam.