Bir soru olmasa da sıkça gelen yorumlardan birisi; “hayalimi yaşıyorsun” oluyor. Bunu duyduğuma hiç şaşırmıyorum. Çünkü insanın yaşadığı ülkeye, dünyaya, evrene dair merak içinde olması, tutku duyması kadar doğal ne olabilir ki.


Yıllardır duyarım çevremdeki insanlardan; büyük şehirlerden kaçıp kasabaya yerleşme ve doğayla içe yaşama hayallerini. Ya da çok parası olsa ilk iş dünyayı gezeceğine dair söylemler. Eminim sizin de çevrenizde onlarca böyle insan vardır. Çünkü çoğu insan yaptığı işi sevmiyor, içinde bulunduğu hayattan ve onların getirilerinden memnun değil. İçsel olarak bunlardan kaçıp kurtulma derdinde insan. Üstelik hayatından kaçmayı sorumluluklardan da kurtulmak olarak görüyorlar. Ama aslında hayal etmek ve onlara ulaşmak kendimize karşı en büyük sorumluluğumuz olmalı.


Hayallerindeki yaşama ulaşamamaktan yakınan insanların bir sürü bahanesi var sanırım. Bunlardan en çok karşımıza çıkanı ise “hayat şartları”. Bu hayat şartlarını var eden yine bizleriz aslında. Ne bileyim aile kurup onun sorumluluğunu alan da, kredi çekip mülk edinen ve ömrümüzün çok önemli bir kısmını düzenli para kazanma zorunluluğuna bağlayan da, hayatımızı kendimiz ve hayal ettiklerimiz için hareket edilemez hale getiren de yine bizleriz.


Sanırım bir çok insan sıkıcı da olsa bir düzene sahip oldukları için onun bozulmasını göze alamıyorlar. Kendi yarattığı “hayat şartları” ile mücadele edemeyecek kadar sıkıştırıyor kendini ve böylece bahanesi güçlenmiş oluyor.
Oysa adım atmak çok kolay. Sadece cesaret gerekiyor. Daha önce de dediğim gibi gezmenin, görmenin bin bir türlü yolu var. illa lüks içinde gezmek gerekmiyor dünyayı. Karavan almayı ya da dünyalığını yapmayı da beklemek gerekmiyor. O kadar çok örneği var ki dünyayı gezme hayalini gerçekleştiren. Tek yapabilmemiz gereken şey bir yere bağlı olmadan dünyalı olduğumuzu hatırlamak.

Sonsuz bir evrende yaşamın var olduğundan emin olduğumuz küçük bir gezegende yaşıyoruz. Üstelik o kadar kısacık ki bu yaşamın var oluşu. O kısa zaman içinde sadece bir an bizler de nefes alıp vereceğiz. Tüm bu koşullar oluşmuşken hayallerimizi gerçekleştirmek için bahane bulmaya da vaktimiz olmasa gerek.


Dünya canlı yaşamı ile farkını göstermiş durumda bize, en azından şimdilik, bir canlı olarak varlığımızı borçlu olduğumuz bu tek örneği keşfetmek için fazla vaktimiz yok. O yüzden bir an önce sizi saran bağlardan kurtulun ya da en azından gevşetin bu bağları ve bir harita alıp düşün yollara.

Her şartta uyurum, karnımı da doyururum diyorsan, meraklı ve cesursan keşfedilecek koca bir dünya seni bekliyor demektir. Şimdiden iyi yolculuklar.