Sıkça karşılaştığım sorulardan birisi de bu kadar gezmeye meraklı birinin nasıl para kazandığı yönünde oldu. Bu konunun ben de önemli olduğunu düşünüyorum. çünkü öyle bir dünyada yaşıyoruz ki neredeyse nefes almak bile parayla. Kimi gezgin dostlarımın en az maddi giderle gezdiğini biliyorum. kendi emeklerinin ürünü çeşitli eşyalar satanı da var aralarında, gittiği ülkelerde günlük işlerde çalışanı da;  yolculuğunu bisikletle yapan da otostop çeken de; yurtlarda, istasyonlarda geceyi geçirenler de var arkadaş edinip onlara misafir olan da… bu liste böyle uzar gider. ama her koşulda maddi mesele maalesef karşımıza çıkan en önemli engel oluyor biz hayallerimizin peşinden gitmeye çabalarken.


Ben ise belki de bu konuda şanslı olanlardan biriyim. Ya da başka bir yerden bakıldığında şanssızlıktır kim bilir. Çünkü hayalimdeki gibi gezip görebilmek için öncesinde çok çalışmam gerekti.  Geziye çıktığımdan beri işlerini kardeşim ve dostlarıma emanet ettiğim Sanat Evim’in olmasaydı ne karavanım Tırtıl’a ne de rotasız yollara çıkma keyfine ulaşabilirdim. Ama Sanat Evim’in  var olması da çok uzun yıllara dayanan ve ciddi bir emeğin ürünü. Eğer aklıma dünyayı gezme fikri ilk girdiğinde bu imkanım olsaydı şu an ikinci turuma çıkmış bile olurdum. Gençliğim değil, çocukluğumdan beri bu hayal için çalışıyorum ben.


Bir kez yola çıktıktan sonra işimiz daha kolay. Önemli olan buna cesaret edebilmek. Bazen sıcak ve güvenli karavanının içinde uyursun, bazen çadırını açıp yıldızların altında dalarsın, bazen de hiç bilmediğin sokaklarda ellerin cebinde dolaşa dolaşa sabahı edersin. Nerede nasıl bir gece geçirdiğinden çok ertesi gün başka bir yerde uyanacak olmanın heyecanını yaşarsın. Bazen masanı kurup, çayını demleyip bir gölün kenarında yaparsın kahvaltını bazen de kuru bir simitle geçiştirirsin öğle yemeğini. Ne ile doyduğun önemli olmaz bir yerden sonra; çünkü gözün de gönlün de doyar gezip gördükçe.


Hele bir de benim gibi doğanın aşığı iseniz işiniz daha kolay. Doğal hayat paraya en az ihtiyaç duyacağınız şekilde kucaklar sizi. Bir göğün altındaysanız yatak bedavadır, bir nehir kenarındaysanız su bedavadır, türlü çeşit yemişiyle yemek bedavadır, bir de dolunaya denk geldiniz mi geceleri ışık bile bedavadır .


Ben konaklama işini Tırtıl’ımla ya da çadırımla hallediyorum . Gezdiğim kentlerde dostlarımın evlerine de misafir oluyorum sıklıkla. Bazen karavanın önüne masa açıyorum, kahve demliyorum, hem bildiğim işi yapıp günlük yemek paramı kazanıyorum hem de yeni insanlarla tanışıp sohbet etme şansına erişiyorum. O yüzden çalışıyormuş gibi değil de daha çok gezilerim esnasında ufak molalar diye görüyorum. hayalinizdeki hayatı yaşarken hiç bir şeyi yapmak size zor gelmiyor. Hele bu hayal için emeğinizi ortaya koyuyor olmak ayrı bir huzur yaratıyor.Evet gezmek için maddi şartları olabildiğince var etmek gerekiyor olsa da asıl vazgeçilmez olan içimizdeki tutku. hayallerinizin peşinden koşarken tutkunuz hiç eksik olmasın.