Yolculuğumuzun ilk durağı Ege kıyıları ve tabii ki büyüleyici şehir İzmir olduğunu biliyorsunuz. Pek az şehir vardır ki var oluşu efsanelere konu olsun ve yine pek az şehir İzmir gibi her masmavi göğüyle mis gibi deniz kokusuyla sıcacık sarsın insanın içini. Hiç bir şey yapmasanız bile sahil kenarında oturup huzur bulacağınız bir şehir güzel İzmir.

Gündüzleri insanların dostluğu ve sıcaklığı geceleri ise huzurun sesiyle öyle bir içine çekti ki bu şehir bizi planladığımızdan çok daha fazla kaldık. Sadece İzmir’in güzelliği değil Ege’de karavanımızı park ettiğimiz her yer ayrı bir doğa harikasıydı. Denize değmediğimiz, yeşili görmediğimiz, göğün mavisine bürünmediğimiz bir an olmadı.

Efes’te dünyanın en önemli medeniyetlerinden birinin hayatına dokunduk, Kuş Cenneti’nde kendimizi doğanın içinde cennette gibi hissettik, kent ormanlarında Rota ile oyunlar oynadık… Gündüzü ayrı sıcak ve cana yakın geceleri ayrı huzur dolu ve sakin bu kentte nedeniyle gün geçtikçe daha zor geldi ayrılması.

Nihayet büyük şehirlerde yaşayan hemen herkesin hayalini süsleyen o Ege’nin deniz kenarı kasabalarına gelmişti seyahat sırası. Nasıl süslemesin ki hayalleri Muğla’nın birbirinden büyüleyici koyları… Bodrum’un cennet koylarında kampımızı yapıp ateşimizi yaktık, Kayaköy’ün eşsiz manzarasında geçmişe bir yolculuk yaptık, Ölü Deniz’e papatyalar sunduk, Azmak Nehri’nin kıyısında bir soluk aldık ve hayatımda gördüğün en büyüleyici güneşin batış anına tanık olduk Knidos şehrinde…

Her koyda, her dağ başında, her sahil kenarında ve her orman kıyısında bir gece konaklasak aylarımızı alır ama yine de doyamayız bu güzelliklere. Baktığım her manzara beni evimde hissettiriyor. Gözümü açıp kapadığım her an eşsiz bir anı olarak kazınıyor hafızama. Geceleri gökyüzündeki yıldızlara baktığımda kendimi evrenin orta yerine atılmış gibi hissediyorum. Hangi yıldıza koşup sarılacağımı şaşırıyorum. Ve bir çocuğun oynayabileceği en muhteşem oyunu yaratıyorum kendime. Kayan yıldızları toplayıp koyuyorum karavanımın içine.

Hangi köye girsek, hangi yoldan geçsek insanların misafirperverliği, güler yüzü karşılıyor bizi. Deniz kıyısında yaşamanın insana verdiği huzuru ve var ettiği hoşgörüyü hissediyoruz. Sürekli üzerinde hakimiyet kurmaya çalıştığımız doğanın içten içe tüm benliğimize nasıl hakim olduğunu görüyoruz. İyi ki de bu güzel memleket insanını da kendisi güzel yaşatmış. Selam olsun Ege’nin yeşiline, mavisine, denizine ve masmavi göğüne…